Geçen hafta boyunca meclis koridorlarında, kürsülerde, kahvehanelerde HDP’li vekil Semra Güzel’in 2017 yılında öldürülen PKK’lı terörist Volkan Bora ile olan sarmaş dolaş fotoğrafları konuşuldu. Normaldir. Milletin oyuyla meclise girip, milletin vergilerinden maaş alan biriyle, milletin kahraman evlatlarına kurşun sıkan kişi nasıl olurda bu halde olurlar! Kimleri çok şaşırdılar, kimileri şaşırmış numarası yaptılar, kimileri de sustular.

Susanlar bizden değildir onu net söyleyelim de, şaşırma numarası yapan tatlı su milliyetçilerini konuşalım birazcık. Peşinen söyleyeyim ben şaşırmadım, kuşkusuz benim düşüncemde olan insanlarda şaşırmamışlardır. Bu fotoğraf bizim için malumun ilanıdır, PKK – HDP ilişkisinin tam halidir. Biri diğerinin arka bahçesi, diğeri berikinin kucağından inmiyor. Hasılı ne senaryo güzel ne de oyuncular. Bana göre HDP’li bir vekil dağda mekap giyen teröristin mecliste kravat takan halidir. HDP’nin PKK’dan farkı yoktur. Benim için “teröriste” terörist diyemeyenlerinde teröristten farkı yoktur. Neyse asıl konumuza gelelim. –mış gibi yapanlar…

Perşembe günü terörist Semra Güzel için hazırlanan fezlekeler Gazi Meclisimizde görüşülecek. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir açıklama yaptı “Fezlekeye evet oyu vereceğiz.” Peki Meral Hanım siz bu devletin içişleri bakanlığı koltuğuna oturdunuz, şimdi azımsanmayacak derecede oy potansiyeline sahip bir partinin genel başkanısınız bu fotoğrafa kadar HDP – PKK ilişkisini bilmiyor muydunuz?
Bu ilişkiden habersiz bir şekilde mi ittifak olarak birlikte hareket ettiniz?
Bunların il kongrelerinde olanlarda da habersiz miydiniz?
HDP’li vekillerin “Biz destek vermeseydik Ankara ve İstanbul’u kazanamazlardı” sözlerini, aba altından gösterdikleri sopaları unuttunuz mu?

Eğer öyleyse bizim Türkiye diye sahip çıktığımız, uğruna kanlar akıttığımız topraklara gittiğinizde sizleri “Kürdistan’a hoş geldiniz” diye karşılayanlara oy için veremediğiniz tepki yerine “NE KÜRDİSTANI ULAN” diye kükreyen Alparslan Türkeş Beyefendiyi hatırlatmak isterim sizlere. Ogün orada koyamadığınız tepkiyi oy devşirmek için yaptığınızı anlarımda Perşembe günü fezleke için vereceğiniz “evet” oyuna saygı duyamam. Hâlihazırda Gazi Meclisin çatısı altında terörist barınmasını elbette istemiyoruz. Elbette buna verilecek oyun rengi bellidir ama ne şiş yansın ne kebap diye bakarsanız olaylara ateşi, kül edersiniz! Anlatmak istediğim meclisteki teröristin ihracı için kalkacak el normalken, anormal olan KÜRDİSTAN diyenlere kem küm etmenizdir. Kusura bakmayın, Hoca Ahmet Yesevi’ den mülhem “cahil az olanı çok siz ile anlatırmış” biz cahiliz. Siyasetin kirli ayak oyunlarını pek bilmeyiz, bildiğimiz ve kefil olduğumuz tek şey imanımız ve vatanımıza olan sevgimizdir.

Konuya Ak Parti Milletvekili Bülent Turan’ın “biz Öcalan’ı TRT’ye değil TRT Kürdi’ye çıkardık” düşüncesiyle de yaklaşmıyorum. Yaklaşamam da zaten. Benim için terör ile iltisakı tespit edilen kişi bırakın Gazi Meclise girmesini, muhtar dahi seçilmemesi lazımdır, kırmızı bültenle aranan bir kişinin bırakın devlet kanalına çıkmasını bir gazeteye röportaj veriyor olması bile züldür. Hal böyleyken bu vatan için canını siper eden kahramanlar birer birer şehit düşerken terör ile kol kola olanların meclisin kapısını dahi görmemesi lazımdır. Ama ülke olarak buna henüz hazır değiliz. Neden biliyor musunuz, biz devlet olarak henüz ekonomik özgürlüğümüzü elimize almış değiliz. “Canım ne var alt tarafı 40 milletvekili düşürelim gitsin, kapatalım partiyi de” sözü boş sokak ağzıdır. Birinin ikisinin vekillikleri düşer ama HDP ka-pa-tı-la-maz. Buna ilk itiraz yol arkadaşı CHP’den gelir “Demokrasi” diye çünkü mevcut sistemde bir oy bile çok değerli. Sonra HDP’nin daha doğrusu PKK’nın hamileri çıkar ortaya “Türkiye Kürtlere söz hakkı vermiyor, onlarda silahlanıyorlar” diye ki silah satabilsin, uyuşturucu satabilsin, organ ticareti yapabilsin. Türkiye’de terör devam etsin ki devlet doğu bölgesinde olan zenginliklere kolay ulaşamasın, doğuyla batı kardeş olduğunun farkına varamasın. Tüm dert budur.

PKK Kürt kardeşlerimizin hakkını savunmak için kurulan bir siyasi partiydi evvelinde. Sonrasında silah baronlarının, uyuşturucu baronlarının verdiği paralarla silahlı terör örgütü halini aldı. Kürt kardeşlerimiz umurlarında olmadı. Umurlarında olsaydı, binlerce masumu öldürürler miydi?

HDP sözde Kürt kardeşlerimizin hakkını savunmak için kurulmuştu. Sonra il başkanlıklarına gelen gençleri dağa kaçırmaya başladı. HDP’li belediyelerin araçları dağdaki farelere hizmet etti. HDP yine en büyük darbeyi Kürt kardeşlerimize vurdu. Hal böyleyken HDP kapatılmalı? Evet kapatılmalı. Ancak çok ciddi önlemler alıp terör ile bağlantılı olanların muhtar dahi seçilmelerinin önüne geçilmeli. Ama HDP yukarda izah etmeye çalıştığım mücbir sebeplerle şuan kapatılamaz. Kapatılsa bile bahsetmiş olduğum ciddi tedbirler alınarak tekrardan meclise girmelerinin önüne geçilemez. Çünkü bu yapılırsa iktidarın elinde milliyetçi kesimden oy devşirilecek bir siyasi argüman kalmaz.

 

Ve güncel, minik terör sevici Sezen Aksu. Kendisi, soyu, sopu, nesebi beni ilgilendirmiyor. Zaten sevmez ve dinlemezdim, hep itici gelirdi bana şimdi sevmemek ve dinlememek için büyük bir nedenim daha var.

 

Haftaya ömür vefa ederse buradayız efendim.
Muhabbetle.

0 CommentsClose Comments

Leave a comment